Farkındalık, Gelişim, Genel

Değişime Uyum Sağlamak

2 dakikalık okuma

İnsanlar 20’li yaşlarına kadar hayatı ortalama bir şekilde ve diğerleriyle benzer algılarken, sonra zaman içerisinde hayatın içine bireysel olarak girerek yeni şartlar ve imkanlar keşfeder ve böylece algılama şekli değişmeye başlar.

Neden?

Çünkü Dünya değişiyor. Eğer kişi eski öğretilerine bağlı kalmayı tercih ederse bu değişime tepkisi direnç gösterme olurken, yenilikçi bakış açısıyla yaklaştığında uyum sağlamayı ve gelişmeyi tercih ediyor.

İçinde bulunduğumuz dönemde, endüstri toplumundan bilgi ve teknoloji toplumuna geçiş yapmaktayız. Bu iki farklı
toplumsal yapı, aile, iş, iletişim ve sosyal yaşam gibi hayatın dinamiklerini oluşturan konularda da ciddi farklılıklar
göstermekte. Bilhassa dijitalleşmenin hız kazandığı ve önünün alınamadığı günümüzde, yaşamının büyük bir kısmını endüstriyel yapının etkisi altında geçirmiş kişiler direnç göstermeleri ve uyum zorluğuyla öne çıkıyor.

Peki ne yapmak, nasıl bakmak gerekiyor?

Öncelikle değişimin doğasını anlamak ve bunun hayatın gereği ve gerçeği olduğunu kavramak gerekiyor.
Değişim, hayatın her alanında, her dönem gerçekleşen ve sonu gelmeyen bir durum.

Hatta değişim konusunda şu an, insanlık tarihinde çok önemli bir dönüm noktasındayız.
Yakın bir gelecekte birçok işi ve kurum artık yapay zeka yazılımları ve robotlar yapmaya başlayacak.

Bu büyük değişimin eşiğindeyken, kendimizi ve çocuklarımızı buna hazırlamalıyız. Bu konuda dünyanın en büyük
firmalarından biri olan Alibaba’nın kurucusu Jack Ma’ya kulak verelim. Bakın bu konuda ne diyor:

“Eğitim artık büyük bir mesele. Eğer öğretme şeklimizi değiştirmezsek, başımız büyük belada olacak. Çünkü öğretme şeklimiz ve çocuklarımıza öğrettiklerimiz 200 yıl öncesinden kalma şeyler. Çocuklarımız, ancak eğitim
sistemimizi değiştirirsek makinelerle rekabet edebilir. Zira, 2030 yılına kadar, makineler 800 milyon kişinin yerini
alabilir. Değerler, inanmak,bağımsız düşünme, ekip çalışması, başkalarına değer vermek; bunlar insani becerilerdir.
Bilgi size bunları öğretmez.Bu yüzden bence çocuklarımıza spor, müzik, resim yapmasını öğretmeliyiz. İnsanların
birbirinden farklı olduğunu anlamaları için sanat öğretmeliyiz. Öğrettiklerimiz makinelerden farklı olmalı. Eğer makineler daha iyisini yapabiliyorsa bunu oturup düşünmemiz gerekiyor. Böylece hiçbir makine bizi yakalayamaz.”


Related Posts