Blog

Biyoenerji

Biyoenerji
Farkındalık Genel Uncategorized

Biyoenerji

Biyoenerji yaşam enerjisinin ta kendisidir. Bütün canlılarda var olan biyoenerji, nasıl kullanılacağı bilindiği takdirde inanılmaz durumlarla karşılaştırabilir bizi.
Biz bu enerjiyi taşıyoruz, hatta yaşamımızın en temelinde bunun varlığı yer alıyor. Sadece bu enerjinin nasıl kullanılacağını bilmiyoruz.  Eğer bilsek, mesela bir çok baş edilemez zannettiğimiz hastalıklarla bile baş edebilirdik.. Zira biyoenerji kanununda kişinin hasta olması,  bedenindeki birikmiş olan enerjiyi dışarıya atamamasından kaynaklanıyor.

Açacak olursak ; normalde çakra denilen enerji kanalları vardır. Enerji 180 derece içeriye girer ve yine o kanaldan bedenimiz tarafından kullanıldıktan veya dönüştükten sonra 180 derece hareketle dışarıya atılır. Bu giriş çıkışta sorun yoksa kişi hasta olmaz. Ancak içeride biriken enerji dışarıya atılmadığı zaman yavaş yavaş o bölgelerde hastalıklar veya sorunlar oluşmaya başlar. Biyoenerjinin yaptığı şey içeriye giren ve çıkan enerjiyi dengelemektir. Giren enerjinin sağlıklı bir şekilde dışarıya çıkmasıdır.

İşte hastalıkların kişinin aurasına, yani enerji alanına girmesi süreci böyle işler. Herkesin ortalama 45-60 cm genişliğinde bir aurası vardır. Meditasyon yapan, beslenmesine özen gösterip yaşamına dikkat eden insanların auraları daha geniştir. 1, 2, hatta 10 metreye kadar genişleyen auraya sahip insanlar vardır. Bazen o kişilere yaklaştığınızda aurayı hissedersiniz. Böyle bir insanla karşılaştığınızda o etkileşimle, sanki onu daha önceden tanıyormuşsunuz hissine kapılırsınız. Rahatladığınızı hissedersiniz. İşte bu tipteki insanlar doğal olarak auralarını kullanırken, bazıları da öğrenerek bunu yaparlar. Bu konuda biyoenerji, reiki gibi enerji temelli eğitimler veya şifalanma uygulamaları bulunmaktadır.

Biyoenerji deyince daha ziyade doğu ülkeleri gelse de akla , son zamanlarda özellikle batıda yoğun olarak kullanılmaya ve öğrenilmeye başlanmıştır. Dr. Mehmet Öz’ün bir kitabında geçen ifadeye göre şu an Avrupa’da 8000 civarında biyoenerji uzmanı hastanelerde aktif olarak çalışmaktadır.

Tamamen bilimsel gerçeklerle ispatı yapılmış olan biyoenerjiye göre insan bedeninde 14 tane meridyen, yani enerji geçiş hattı vardır. Bunlar, her biri belli kısımları etkileyen enerji giriş çıkış hatlarıdır. Bu hatlar akupunkturda da kullanılmaktadır.
Meridyenler eksik çalıştığında, fazla çalıştığında, ya da dengesiz çalıştığında farklı hastalıklar oluşur. Mesela akupunkturda bu meridyen bölgelerinde belli noktalara bazı yöntemlerle iğneler batırılarak gerekli tedavi uygulanır.

Kişi, biyonerji ile alakalı destek ya da eğitim alarak elde ettiği kazanımlarla, içindeki bütün negatif enerjiyi arındırarak yok edebilir. Dengesiz olan meridyenleri dengeleyebilir. Böylece hastalıklarının şifalandığını görür.

Biyoenerji artık tüm dünyada kullanılan ve hayatı bir vesileyle kesişen insanlara mucizevi deneyim ve değişimler yaşatan bir yöntem.

İnsan olmak, evrenin tam merkezinde yer almak ve bunun getirdiği ciddi sorumlulukları hakkıyla yerine getirmek, hayatı yorucu kılıyor değil mi? Kendimizi tanır, evrenle aramızdaki kanalların düzgün işlemesinin bilincinde olursak, hem daha sağlıklı hem de bu bilincin getirdiği teslimiyet ve huzura sahip oluruz.

Sevgiyle kalın…

Select the fields to be shown. Others will be hidden. Drag and drop to rearrange the order.
  • Image
  • SKU
  • Rating
  • Price
  • Stock
  • Availability
  • Add to cart
  • Description
  • Content
  • Weight
  • Dimensions
  • Additional information
  • Attributes
  • Custom attributes
  • Custom fields
Click outside to hide the compare bar
Compare
Wishlist 0
Open wishlist page Continue shopping